
kimileri bilir, günlüklerimde de bahsi geçer..90lı yılların başındayken hep 2000 yılında 14!yaşında olacağımı hesaplardım.Ve o yaş bana öyle uzak öyle inanılmaz,ulaşılmaz gelirdi ki..yok derdim 2000 yılını göremem gibi..Hem yıl da bir garip...2000...
biz alışmışız 90'lara..
ancak sonra.şu meşhur hayat meşgalesi dedikleriyle bakmışım ki 2000 olmuş ben 14 olmuşum..
yıl 2010 olmuş ben 24 olup..çeyrek asırlık olmuşum..
tuhaf hissediyorum böyle söyleyince.
...
güzel bir sonbahar günü çift sayıları seveceğimi sanki bile bile 18 eylülde gelmişim.bir akşam öncesinde dayımın eşi anneme vallahi yarın doğuma girersin sen demiş..annem beni kucağına ilk aldığı zaman gözlerim fıldır fıldır etrafa bakıyormuş..içerde sıkılmışım belli ki..
ilk çocukmuşum ve birazcık geç oluşumdan mütevellit çok istenmişim.
hatta Ananem beni türbelerden istemiş.arada beni öyle sever..'ben seni türbelerden istedim şeklinde
.
bebekken yanıma yaklaşan tüm erkekler ağlamama neden olmuş.Babam haricinde beni kucağına alıp ağlamadığım ilk er kişi eniştem olmuş.teyzem eniştem onların burçağı beni çok sevmiş.Burçağın oyuncağı olmuşum her daim beni görmek istemiş.
.
deniz-kum-güneş üçlemesiyle ilk tanışıklığım 10 aylıkken olmuş.Erdekte hasta hasta güneşlenmişim.ilk kelimem 11 aylıkken duyulmuş.yani konuşmaya başlamam biraz erken gerçekleşmiş.annem benim için günlükler tutup ses kayıtları ile bebekliğimi çocukluğumu çağın şartlarına göre ölümsüzleştirmiş.
.
çocukken daha burak gelmemişken hep annemi taklit edip,inanılmaz şeyler söyleyen kız evlat olmuşum.Fuarda gezerken gazinonun önünde durup 'azıcık şurda oynayım'(3-4yaş)deyip oynamışım korkulduğu üzre dansçı olmamışım.sonra annem hep bana çok uzun gelmiş.ne kadar uzun annem var diye içten içe gururlanmışım.bir ara şişkolaşmış ve insanlar bana B*cim ne güzel kardeşin olucak dediklerinde 'lütfen bu bahsi kapatalım'demişim (kelimesi kelimesine.yaş 3.5)
.
sonra burak gelmiş.ben 4 yaşımı biraz geçmişken.onun doğduğu günü dün gibi hatırlarmışım.babanemle apartman merdivenleri üstüme büyürken elektrikler yokmuş ve ben eve gitmeyi hiç istememişim.dışarda arkadaşlarımla oynayacağım ben diye tutturmuşum, daha sokağa hiç kendi başıma çıkmamışken..onu gördüğümde ilk aşkımı yaşayıp 'ama çok küçük bu,suratı da aynı kurabiyeye benziyor'demişim.Annemin lohusa yatağından çıkmamışım
.
Akabinde büyürken,hayatım sınav,okul,özel ders,dershane ve yine sınavlar sınavlar olmuş.Piyasada ne kadar sınav varsa girmiş kiminde asil başarılı kiminde yedek başarılı olmuşum.kafamı koyduğunu yapar olmuşum.inatçı yerine kafama yatan oluru olan olmuş.Sosyoloji okuyacağım ben deyip kafam sadece matematiğe bassa da sözel ağırlıklı eşit ağırlık bölümü seçmişim.Ankarada öğrenciliğimi geçirirken,sanrılara bulanmışım.Ankaranın güzelliğini kaçırmışım.üzülmüşüm buna çok sonradan vardır bir hayır demişim.bebeklikten,(yeşhmim)okullarımdan (ysf,dnz,merv,ilknur,rabia)gibi esaslı dostlar, bu günde yanımda olan insanlar edinmişim.onları çok sevmiş,beni sevmeleriyle mutlu olmuşum.
.
iş buldum diye sevinip akabinde bu iş bana göre değil bana müsade deyip dünyanın bir ucuna kalkıp amerikalara gitmişim.donusunde hayat bir de kariyerimde beni mutlu et.şu bana ızdırap veren işimden kurtulayım diye secret yapar olmuşum
.
bir çeyrek asıra da böyle adım atmışım...
.
yapımda ve yayında emeği geçen annemle babama teşekkürü borç bilir yanaklarindan operim!
p.s.
ilk önceden yazılmış tarihi saati ayarlanmış yazım.kendini imha etmese bari :))