Salı, Temmuz 21

Artık


Uzuuuun bir aradan sonra evdeyim.
Kendimle ilgili işimdeyim gücümdeyim
to do list'imdeyim
istediğim saatte uyuyabilmenin keyfinde
gözüme güneş gelince uyanmanın tadındayım...
bir de valiz hazırlarsam tam süper olacak herşey! =)







*fotograf cumartesi oturduğumuz masadan..
arkadaşım kıbrısta başına gelenleri anlatırken..
Arkadaki portre Mustafa Kemal ATATÜRK..
Ne güzel gözüküyor değil mi ?

Pazar, Temmuz 19

CenneT




Öyle güzel öyle güzel ötesi bir haftasonuydu ki..
Anlatılmaz yaşanır türden..
Yaşadığım il sınırlarındaki cennetteydim bu gün...
Sapanca gölüne karşı olan hissiyatlarım malumdur benim.O gölün verdiği huzuru bana hiç bir yer veremedi henüz...Bakmak yetiyor iki dakika karşısında durmak.Nasıl sakin nasıl dingin...
Yenileniyorum bakarken suya...
Süper ötesi pazardı.Yapmadığımız kalmadı canım kuzenlerim ve L* abim ile...Araba yarışı(honda yarışları:)), su kayağı,voleybol, yakartop! derken çocukluğumuza geri döndük hepimiz :)
Mızıkçılık yaptık,dünyalar güzeli bir Deniz kızı bulup sohbet ettik(yaş 4 :))
Ben o koltukta uzanmış düşüncelere dalmışken bir koşu pıtı pıtı yanıma gelip göle yakından bakmaya başladı minik deniz kızı sohbet edip biraz ilgilisini çekmek istedim.Adını sordum tanıştık annesiyle aynı isimdeymişim ona şaşırdı derken
Ben: çok yaklaşma ama tatlım kenara
Deniz kızı: ama tarışma bana lütfeeeen
Ben: peki öyle olsun.küstüm ben
Deniz kızı: ama niyeee ..
Ben: karışma bana dedin ben düşersin diye korktuğum için öyle söyledim sana
Deniz kızı:(boyun hafif bükülüp): Tarışşş banaaa
harkulade birşeydi .alıp eve götürmelik cinsten (:

Ve gittiğimiz yer mi? gündüz ayrı gece karşıdaki ışıklar ışıldarken ayrı güzeldi...
Öyle büyülü bir yer ki.
Öyle bir havası var ki.
Evet denir orda her soruya,her olası tartışma uzlaşma ile biter, en güzel kararlar orda alınır...
Gitmeli bir daha...

güzel pazartesi.son pazartesi.Gitmeden.
güzel haftalar hepimize!(:

Perşembe, Temmuz 16

Ki Ben


bugünlerde sencilim bencil olmanın sakıncasında
ya da


bugünlerde bencilim, sencil olmanın sakıncasında..

*gün doğarken toprak kokan İstanbul.

Çarşamba, Temmuz 15

Happy Sunday


Televizyon,radyo haftasonu için sel,yağmur su baskını diyor başka bir şey demiyordu.Hayır diyorum bende içimden İstanbul bu sefer mahçup etmeyecek beni..Programımız var en güzelinden yağmacak yağmur.Telefonlar, geliş güzergahı derken.Pazar öğleden sonrasında rüzgar güllü sıcacık eve vardım..Fotograflardan evi,güzel ananeyi tanıyıverdim :)

Öykü kuzusuyla tanıştık..Baktıkça beni hatırlasın kelebek kolyesi taktım boynuna.Kolyesini kutusunu elinden düşürmedi o gün..Bisiklete binmeyi öğrendi ben o gün ordayken.Annesinin pır pır eden yüreği babasının destekleyen tezahuratları ve sıra sıra balkonlardan gelen alkışlar eşliğinde...



Pazar kahvaltısı, pazar sohbeti nasıl geçiverdi bilmiyorum Tuğçe ablamla.Tadına doyamadım o ayrı (:Ne varsa anlattım,dinledi kendi hayatından çıkardığı dersleri paylaştı.Tecrübelerini anlattı.Sanki yıllardır görmediğim uzaktaki kuzenim.Pek çok sevdiğim,görüşmeye görüşmeye yaşanmışları biriktirdiğim bir çırpıda anlatıverdiğim oldu.Salıncakta oturduk sohbet ettik (asla dedikodu değil:))Öyküşle midye boyadık (ki Öykü adını verdiğim benim için boyadığı midye orda kaldı,kuruması için bırakmıştık masada halbuki :( )

'Sendee otuuur' derken yabancılık çekmeyişine sevindim benden yana...Tam bir kuzu özetle.minicik bir kaza atlattığında inciler sıralanıverdi,hemen öptük öptük kelebek makarna var baak hadi dedik (:

Öncesinde güzel anane elinde elbisemin yeşile uygun halhal ile geldi.Günün bir başka hatırası ile beni mutlu etti...Her evden ne ikram etsek telaşı vardı...Ayrıca İzmite has tatlıda Serhat abinin hediyesi oldu,saklama yoluna kadar da gitti (:

Gün öyle keyifle öyle sohbetle geçtiki deniz kıyısında dalga eşliğinde, hadi pazar trafiği derken günü bitirmek zorunda kaldım.Dönüş yollarına geçtim..Kırk yıldır tanıyormuş hissi, gün içindeki keyif, kocaman sarılıp ayrıldım yanlarından..İki harika genç abla/abi ve onların kuzusuydu pazar günüme neşe hatan.İyi ki tanışmışız iyi ki gelmişim..Planları yaptık zaten..İzmite de gelicekler sonra komşuculuk...


güzel anneyle öyküş kuzusunun bana seçtikleri hediye.günün hatırası güzel karelerde dışında..Biri Tuğçe ablam biri ben (:

çok ama çok teşekkür herşey için tekrar. . gidiyim geliyim tekrar mutlaka...daha kahve içeceğiz.Erol abiye gideceğiz.cok iş var çok (:

And the She goes tooo USA

o kadar stress merak ne olucak nasıl olacak derken kısa kısa sorular ve sempatik mülakat görevlisinden duyulan son cümle,
-Vizenizi onaylıyorum B* hanım.İyi yolculuklar dilerim...
kocaman güldüğümü hatırlıyorum...

Teşekkürlerim var bir sürü sıralayacak;

öncelikle her daim yanımda destek olan her konuda koşturup elimden tutan destekleyen
Annecim,babacım..ne kadar teşekkür etsem az size...ödeyemem hakkınızı hiç bir şekilde...

Sonra Tugba ablam ve Oguzhan abim..oralardan canla başla benim için koşuşturup her şeyin bu kadar yolunda gitmesine yardımcı oldukları için,bu kadar içten samimi bir şekilde davet edip vize sevincimi en az benim kadar yaşadıkları için,heyecanla beni bekledikleri için

Buğra bey var sonra, evrak işlerinde her dakika soru sorup delirttiğim, yol ve yön gösterme konusunda bıkmadan usanmadan yardımcı olan,tane tane sakin sakin anlatan.Arada huyumu bilip beni telaşlandıran panik olmama neden olan (:

Kıyırımla Aliyan..beni sakinleştirip,tecrübeleriyle (kıyır) destek olan..motive eden beni yatıştıran olucak olucak gidiceksin diyen (:

Çiçeğim birde,içten içe gitme demeyi isteyen vizemi aldığımı söylediğimde o kadar olmasın diye dua ettiğini itiraf eden.ama genede mutluluğumu isteyen özleyeceği için kıyamadığı için böyle diyen(yamacındaki N* ablacım pek tabi)

Teyzoşum eniştem canım kuzenim..buruk bir şekilde olucak biliyoruz diyen..Şans dileyen yanımda olan..bıdır bıdır her anlatışımı bıkmadan dinleyen..

Canım arkadaşım Ferhat bir de onca işininin arasında Beytepelere benim için koşturup vizede tek! istedikleri evrakı alan

Çok ama Çok Teşekkür ederim.
iyi ki varsınız iyi ki yanımdaydınız/yanımdasınız..
ve ben sizlere sahip olduğum için ne şanslıyım...

ve burdan iyi dileklerinizle motivenizle enerjinizle destekleyen sizler..çok ama çok teşekkür .İnsan cidden hissediyor o iyi dilekleri, daha bir dik duruyor.
kalbinin pıt pıt pıt atışı kulağında çınlarken birden o enerjiyle kendini sakinleştiriyor..
çok iş var çok.
zevkli işler kaldı ama geriye.

Pazartesi, Temmuz 13

Vizeye gittim Dönücem (:

hani böyle bir ağırlık çöker bilemezsiniz nerede.
bir sıkıntı vardır adresi belli olmayan.
heyecan gelir oturur taş gibi midenizin en hassas yerine.
işte öyleyim
en iyisi ne ise o olsun diyebiliyorum sadece.
dua-enerji-sinerji-iyi niyet hepsi kabulümdür (:
salı sabah 08:00 itibariyle yoğunlaşılabilir...


*güzel pazar gününe giderken ben yolda..
bakıpta kocaman gülümseten gün fotograf klasöründen..
daha pazarı anlatıcam blog.du sen azıcık ..


Haftasonu Güzeli..

bu gün;
kavruk güzelle
bisiklete binmeyi öğrenen kavruk güzelle
süper tatlı kocaman ailesi olan, bisiklete binmeyi yeni öğrenen kavruk güzelle
ve
onun baldan tatlı annesiyle olan (hiç durmadan edilen)sohbet ile geçti.
tadı damağımda kaldı..
yıllardır tanışıyormuşuz hissi böyle bir şey olsa gerek...
B*:Bu arada sen benim adımı biliyor musun kuzum
öyküş: hıı hıı kelebek...

biz: =)

nasıl güzel bir gündü...
arkası yarın kuşağı olucak türden..(:
nasıl kocaman teşekkür misafir perverliğe...

Cuma, Temmuz 10

Güzel Cuma

Beklenen güzel haber geldi, kıyırın kuzeni yoğun bakımdan çıkmış daha iyiceymiş..Kıyır ile konuşmuş bile..Daha hastanede tabi..En acilinden şifalar kıyır kuzenine...
Bir güzel haber daha bekliyorum..Daha bir sürü güzel haber alsak keşke ama ...
Şu kaçırılan Türk gemisi..
çok sevdiğim, kıymetli bir arkadaşımın babası o gemi mürettebatında..5 adet deniz haydutu varmış..Haber almayı bekliyorlar..Bir an önce güzel haber gelsin ordanda lütfen..!
Geldimi peşi sıra gelir ya ..peşi sıra da güzel haberler gelicek şimdi..İnanıyorum ben...

Ve öyle sıcak ki..
Yapılacak o kadar çok şey var ki..Derlenip toparlanıyorum.Kanatlarımdaki tozları savuruyorum..Gözlerimi kırpıştırıyorum..Zira bu ara çok ihtiyacım var..Algıda bozukluk, algıda seçememezlik hat safhada ...

dün akşam öyle dağınıkken kafam, yaşadım ve yaşattım öyle bir sorunu ya..geçti neyse ki..geçti...(hıı hmm)

düşüncelerim savruk bu sıra ..Bin yerde kafam...Bin kişide...Bin işte...
bu sıra soru sorulmasın bana, kalıveriyorum öyle bir an..
Duruverip düşünmeye başlıyorum hazırcevap olan ben..gerçekten bak...
ben nerdeyim?tabi o ayrı bir sorunsal...
'aklım nerde'



Yakın zamanlarda aldığım en güzelinden süper haberde var şükür ki..Aliyan tam dilediği gibi tam gönlünden geçen bir işe sahip oldu.çok sevindim işte buna..dilediğin gibi gitsin herşey...(Aliyan'a not:wafflecıdan vazgeçtim ama o papuçcuyu almanı riça ediyorum:))

Güzel dilekler için temenniler için hissettirilen için çok teşekkür..İnsan öyle yada böyle güç alıyor önemli ölçüde.
*şu kendini kuğu sana ördekte güzel günü hatırlatıyor bana Değirmende gezisini ve dönüşünü..
ne güzel 'vak Vak' diyordu arabadan inip ona gülmüştüm dakikalarca (:

güzel Cuma olsun..oluyor..olucak gibide ..

süper haftasonusu bir de...

Perşembe, Temmuz 9

Yazıyorken

kendini ne zaman birinin sevgilisi gibi hissedersin?
sorusu durdurdu beni..düşündürdü..çok hemde...ne zamandı nasıldı o his..
o kadar olmuş muydu...
'elimdem tutup;ben hep senin yanında olmayı isteyip karnımın heyecanla kesilmesine izin veriyorum...şimdi eğer sende benim gibi hissediyorsan seni daha çok düşünüp seni daha çok sevip sana daha ait olmak istiyorum derse sevgili hissedebilirim sanırım'

diyiverdim ilk aklıma geleninden..
nasıl hissedilir?

yazarsam aklıma gelir belki dedim...
düşünürüm üstüne daha çok dedim.

.
bu yazımı yazarken içimde haftasonu sevinci varken,
peş peşe..
arka arkaya iki kötü haber aldım..
canım kıyırımın biricik kuzeni kaza yapmış ve yoğun bakımdaymış dua ediyorum duyduğum andan beri..hemen kalksın iyileşsin diye hemen ...minik güzel kuzu.güzel haberin gelecek biliyorum.

sonra arkadaşımın eniştesini kaybettiğini duydum..onun da kuzenini tanıyorum babalarını kaybettiler..Sabır dileyebiliyorum sadece kelimeler kifayetsiz tek gerçek karşısında...

dağıldım.ekranda çok buğulu..bu kadar işte ...

Çarşamba, Temmuz 8

'Şşşşt' Bir Operasyon Adıdır



Ve evet .. geldi çattı o büyük yazı (:
ne kadar meraklandırıp ne kadar ballandıra ballandıra gizledim değilmi operasyonu blog..Muhteşem bir şeyler bekliyorsundur sen şimdi..Böyle evet dünya barışını sağladık sağlayacağız, az kaldı hayat bayram olacak, saçma sapan nedenlerden insanlar ölmeyecek, ülkemizin refah ve gelir seviyesi yükselicek falan dememi istiyorsun ama var onlara daha ne yazık ki blog var ...


Benim Amerikada yaşayan kuzenim var blogcum..Her görüşmemizde bizi mutlaka çağırarak ısrarla davet ederek Amerika rüyasını her geçen gün içime biraz daha işleyen (: Eşi ve dünya tatlısı kuzusuyla Long İsland'da yaşıyor..onun bu içten daveti ve kendimi geliştirme dürtüsü ile orda dil kursuna gitme fikri epey sıcak gelmeye başlamışken haziranın 6sında sabah kuzenimin telefonuyla uyandık..B* şu şu evrakları faxla hemen kayıt günü pazartesi sonmuş dedi :)Apar topar tüm evraklar(alarma geçen illerden biri de Ankaraydı misal) hazırlandı ki bunlardan biri olaylı 'pasaport'umdu..ve gönderildi...

iş yerimle gerekli görüşmeler yapılıp gerekli izinler alındı,okul beni öğrenci olarak kabul ettiğini de bildirince(Orada gereken tüm koşturmaları da yine halleden kuzenim ve eşiydi.Sonsuz teşekkür kendilerine hep diyorum...) bize geriye kalan vize randevu tarihi almak kaldı ..


yani büyük gün ..
yani 14 Temmuz...
prosedürler,evraklar fotograf geri döneceğim iknası ..mülakat stresi..ne ararsan var şu an bende ..
Aslında vize sonrası açıklayacaktım oldu ya da olmadı diyecektim ama blogcum artık paylaşma ihtiyacım doldu taştı..

Durum budur...Bu kız Amerikaya gitmeyi diler...
Vize görüşmemize 5 gün kaldı..
bekliyoruz ... Vize alabilirsem IF,

temmuz sonu gitmeliyim agustosun 5'inden önce orda olup kaydımı yaptırmam gerekiyormuş..Dönüş mü???
Yılbaşını burda bizimle geçir burası çok güzel oluyor dediler. .
E gitmişken orda da bir noel görmeden gelmek olmaz haksız mıyım blog.. ;)
ps: ne kadar paylaşım ne kadar bilgi ne kadar tavsiye varsa bekliyorum hepinizden..

süper perşembeler!
*her şey aynı karedeki hızda oldu..her şey...
birde,
bu kızı yeniden büyütmeliyim
kor ateşlerde yürütmeliyim
değirmenlerde öğütmeliyim
Farkındayım
Farkındayım...

Salı, Temmuz 7

Bir Yosun varmış


bu aralar her günüm dokuz ayın çarşambası gibi blog ..sanma şikayet ediyorum aksine koşturunca bir anı bir yerde diğer bir anı başya yerde yaşayınca tamam diyorum bak işte B* nefes alıyorsun..an.mekan.insanlar değişiyor..gülüyorsun..kahkalar çınlanıyor gök kubbede ..ne güzel diyorum (:

dün hiç pazartesi gibi değildi.

BİRİCİK kuzişimin doğum günüydü..Biriciğim iyikilerle dolu tüm herşeysin sen..iyi ki benimsin özetle...Herşey süper olacak..bak gör ...yazıyorum buraya da ...en süperinden hemde...
(daha nice 23'lere =Pbak bu da doğum günü jestim olsun sana)

çok sevdiği manzarasının enfes oldugu bir yere gidelim dedik gittik manzara enfes mekanda süperdi ancak ve ancak servis kabus gibiydi..ama biz yine de kız kıza şen kahkalarımızla gök kubbeyi doldurduk..
şehrimin ışıkları yine cezbetti beni...
tepelere dökülmüş sim gibi parıl parıl ..pek güzeldi...

sonra gün biter ama bir kahve iyi gider dedik yeşhimu ile .. espresso ve filtre kahvemizin yanında gelen cafenin kukileriyle (kalp şeklinde olan) 'Al ,al bunu da kır ..' gecenin günün esprisi oldu...en iyi erkek yok erkek dedik...aşkı beklemek bulduğunda kıymet bilmek gerek dedik...
eve gelip gecenin ikisine kadar sohbet ettik..yattığımız yerden dünya fikirler ürettik..iyi geceler demeden uyuyuverdik...(:

hiç pazartesi değil gibiydi dün..sosyalleşmeye dalıp operasyonumu aksatmamalıyım zira haftaya bu gün!!!
yazımı yazıcam ama çarşambalar bir arada blogi..görüyorsun..


**akşama fotograflar ve operasyon yazısı artık..zira sakinleştirilmeye ihtiyacım var gibi gibi..

tüm simleri havaya atıyorum bende
parıl parıl parlasın her yer ! =))

Pazar, Temmuz 5

İstiyorum II

  • uykum var ama uyumak istemiyorum
  • yarın pazartesi ama olmasın istiyorum
  • Sezen Aksu'nun Yürüyorum Düş Bahçeleri'ndesini istiyorum..çok..
  • 14 Temmuz gelsin geçsin istiyorum
  • Hatırlanmak istiyorum
  • Stresim azalsın sakinliğim artsın.Aralarında şirin bir ters orantı olsun istiyorum
  • Üzerimdeki yorgunluk geçsin enerji dolayım istiyorum
  • Yeşh İzmitte iş bulsun mutlu olsun istiyorum :)
  • Az uyuyup çok dinlenmenin çaresi bulunsun piyasaya sürülsün istiyorum
  • Gök gürlemesin öyle kocaman şimşekler çakmasın istiyorum
  • to do list yapmaktan yılmıyım istiyorum
  • uykuma direnmekten vazgeçip uyumak istiyorum


hoşgeldin yaaa şehr-i pazartesi =/

Bu bir düğün yazısıdır

Yazı bir adet ama düğünler iki adetti blogi biliyorsun..Bu arada sana blogi dememe bozulmuyorsun umarım..hem biliyorsun sevdiklerime ben yaratıcı nickname'ler bulup o şekilde seslenirim..isimlerini değiştirip bana has isimler bulup nedenli özel olduklarını hissettiririm (:
(evet sıcak evet pazar evet şımarıklığım üstümde :))

sabahtan kalkış kuaföre gidiş saçları yaptırış ve İstanbul yollarına dökülüş..(dökülüş ne komik kelime oldu =))
Beylerbeyinde boğaz kenarında şahane bir yerdeydi ilk düğün bol bol boğaz havası çektim içime.Yanıma da aldım biraz bir sonraki hafta gerekir lazım olur belki sakinleşmem için diye ..
baka baka doyamadık tabi ki boğazın güzelliğine..
sohbetler sohbetler,gelinle damadın tatlılığı...benim hiç bir şekilde beceremediğim halay türleri..
Damat halayını da zor bela macırlığa ayıp olmasın diye beceriyorum ya gururluyum!
Evet blog SOLağım yapıcak birşey yok.ters geliyor yapılan ayak hareketleri.herkes sağa giderken beni güdülerim sola itiyor evet çok içliyim bu konuda..Neyse kapatalım bu bahsi...
(hıı içinden geçeni de okuyorum ayrıca kendi cemiyetim olursa kabarık beyaz eteğin altında sıralanmış hareket eden insanlara uyacağım ayaklarım gözükmeyecek ! =))
Sonra saatlerimiz beşi gösterirken dönüş yollarındaydık.Hereke-Körfez arasında trafik inanılmaz sıkışıktı..Ki o sırada da benim telaşım kuaföre vakit kalmasa ne yapabileceklerim hakkındaydı.
Neyse ki yetişip kuaföre gidip yine saçlarımı havalı ve havalı bir fön ile süsledikten sonra bir koşu hazırlanmak suretiyle ikinci düğünümüze gittik..
Havuz kenarındaydı kendisi bütün gece kendimle cebelleştim yanlışlıkla düşmüş gibi yapmamak için!İkinci düğün oldukça eğlenceliydi genç oranı yüksekti ve pistte bizim de dans oranımız yüksekti..
ve evet küçükken(takribi 3-4 yaş minicik pileli etekler eşliğinde) fuarda gazino önlerinden geçerken 'durun şurada azıcık oynayayım' diyen ben dans etmeyi severim ve layıkıyla yerine getiririm (: en azından aldığım tepkiler bu yönde ..
Soloda muhteşemim tamam =P
ancak tabi ki insanların sıra sıra dizilip senkronik bir şekilde hareket ettikleri türe katılmadım hıh..!
Gençlerimize mutluluklar dilemeyi bir borç bilirim (:
Artık aynı evi aynı hayatı 7/24 paylaşan kişiler onlar birbirlerine olan tüm sorumluluklarıyla birlikte...
Söylentiye göre insanların birbirini gerçekten tanıma süresi (bir ev içersinde) 1 (yazıyla bir =)) kilogram tuzun bitme süresiyle eşmiş..ancak bir kilo tuz bittiğinde gerçekten birbirlerini tanımış ve aynı ev içersinde yaşamaya alışmış olurlar imiş(yemeklere katılan tuz oranı düşünüldüğünde takribi süresi siz anlayın)Ben anonim sözlerin yalancısıyım efendim.. Bilen, duydum diyen beri gelsin ...

ve pazarınız mükemmel geçsin!

çayı koyup pazar kahvaltısını hazırlamaya başlayayım ..zira babişko gazetelerini okuyor ben yazımı yazarken..anneciğim uyanmadı henüz..kuzende yorgun epey büt telaşesinden.büttü bütttü pazartesi canım :))
kahvaltıyı görünce anneciğim göz yaşlarına hakim olamayacak eminim blogi (:

*bir sonraki yazı şşşt operasyonu hakkında olacaktır ..coomiinng soooon =)...

**Beylerbeyi,canıııııım İstanbul (:

Cuma, Temmuz 3

Wedding


düğün(lere) gittim...dönücem...(:
beni özle blogi*..

Çarşamba, Temmuz 1

Minik Minik

Kırklarımız karışmıştır minikle..Benden miniktir ve tam 34 gün büyüktür..Bebekliğe dayanır yani tanışıklığımız.İlk arkadaşıyız birbirimizin aile haricinde doğduktan sonra sosyalleştiğimiz yegane insanlarız (: Çocukluğumuz farklı şehirlerde geçmiştir..Yine öyle farklı şehirlerdeyken günün birinde kalp ameliyatı olacağını söylemişlerdi bana.Sonrada ziyaretine gidilecekti..Ama seni götüremeyiz o şimdi dinleniyor sen mektup yaz ona biz götürelim demişlerdi..Nasıl kızmıştım ben niye gitmiyorum diye.Benim arkadaşım o yahu benim gitmem gerekir asıl diye düşünürken bir yandan da gitmeye çekiniyordum ya çok canı yanıyorsa hala..Hem gitmeyi isteyip hemde görüceğim manzaradan korkuyordum.Kalp ameliyatıydı birde söz konusu olan.çok korkmuştum küçücüktük çünkü biz o vakitler..
Sonra mektubum ona gitti..Sonra onlar buraya taşındı ve bitmek bilmeyecek birbirimizde kalmalar başladı..Her akşam ziyaretlerinde mütemadiyen uyuyor numarası yaparak hangimizin evindeysek bir diğerinin orda kalmasını sağlamaya çalışıyorduk.Hani uyandırılmaya kıyılmayıp orada bırakılacaktık (:
'Kızlar her seferinde bu numarayı yapmaktan bıkmadınız mı' cümlesiyle artık yeni teknikler geliştirmemizin zamanı geldiğini anlamıştık ...
Birlikte dershaneye de gittik tatile de..Çok didiştik çok eğlendik çok güldük kimi zaman ağladık...
Büyürken birlikteydik hayata adım atmadan önce...En güzel zamanlarımızı en saf dünya halini birlikte görmüşlüğümüz vardır minikle..

Lise ikinci sınıfın yaz tatilinde İstanbula kaçmışlığımız vardır bizim birlikte...Ebeveynlerimiz bizi onlarda havuzda yüzüyor bilirken biz Metrocitylerde gezip akabinde Ortaköyde polaraid fotograf çektirmek ile meşguldük..Eee tabi fotograf kimde kalır bende kalır..Ben iyi saklarım ya pek tabi ...Saklamıştım da :)Taaa ki lise sonda gireceğimiz ÖSS sonrasına kadar ..bir gün yine bizdeyiz
annem miniğin annesini aldı balkona çıktı..kapıyıda kapattı...alenen toplantı yapılıyor...
biz içerde kurbanlık koyun gibi bekliyoruz ne konuşuyorlar böyle diye ..aklımıza da birşey gelmiyor çünkü o kadar vukuatlı insanlar değiliz ..:)
Sonraa beklenen an geldii vee annem elinde arka fonda Ortaköydeki meşhuuur caminin olduğu poloraid ile
-'evet kızlar bu nedir açıklamak ister misiniz?' dedi

biz şoktayız tabi...
ama nasıl şok..üstünden bir yıl geçmiş...
aferin harika saklamışsın diye sayıyor bir yandan minik bana nasıl ya diyorum annem nasıl bulmuş ki? asla dolabımı cekmecemi karıştıran bir insan değildir..
Günlüklerim masamın üstünde dururda yine kapağını kaldırıp açmazdı bilirim...dolabımı toplarken çat diye düşmüş fotograf önüne...

'-Bu fotografı ben tam 6 ay önce buldum kızlar, ve M*'a bile söylemedim (miniğin anneciğiiii)
sınavdan önce bu konu açılıpta moralinizi bozmasın diye .. ' ama bir açıklama istiyoruz ..

hangi birine şok olsak biz karar veremiyoruz o sıra...annemin bunu 6 ay içinde tutuşuna mı bizim İstanbul kaçamağının delillerinin ortalarda gezişine mi bilemedik..
'ya başınıza bir şey gelseydi'
'biz sizi İzmitte biliyoruz siz İstanbuldasınız'
'Haber verilmeden gidilir mi'

sıralandı da sıralandı...ne gündü ama..hatırladıkça güleriz hala..(:

daha böyle ne anılar vardır bizde kim bilir ..
Sonra yolla şehirler girdi yine aramıza kızdık küstük ara ara,büyürken hayata atılırken birbirimizden uzak kaldık biraz.sanırım yan yana olmaya alışıklığımız kırgınlığımızı tetikledi.
Ama gene hep bir kenarda vardık birbirimiz için...İyi günde kötü günde ilk aranması haber verilmesi gereken kişi olarak..
Çünkü bizim;
gecenin üçlerine kadar onun projesini yapıp yine gecenin 4 lerine kadar Tophanede nargile içip okey oynamışlığımız var.. piknikten pikniğe koşmuşluğumuz var mezuniyetlerimiz için birlikte bronzlaşma çabamız var
oo nefes almadan konuşurken bende onu dinlerken
- aayy ne çok konuştun B* azıcık susta dinlen demişliği var ..
-??!??

Onun üzüleceğini bildiğim bir duruma o daha üzülmeden benim üzülmüşlüğüm alt üst olmuşluğum var...
varda var yani..(:

şimdilerde yukardaki minik beyaz kelebek gibi ..böyle pır pır böyle uç uç o...Sanki bendeymiş gibi o mutluluk o heyecan o sevinç..Öyle ya da böyle kıymetlim o benim ...Çocukluğum ve gençliğime adım atarken yol arkadaşım o benim.nefes almadan konuşan çok konuştuğu için dinlemiyorum sanan halbuki bal gibide her lafını dinlediğimdir o benim.(aynı konuyu bıkmadan yıllarca misal)


Yeşhimu...çok seviyorum seni biliyorsun değil mi (: çok çok ...

mutlu ol çok çok...


*fotograf bir arkadaşın karesidir..şahanedir enfestir..makinasıyla yarattığı güzelliklerden biridir.

Salı, Haziran 30

Tak tiki tak tiki tak

o kadar çok mevzu var ki yazılabilecek.ne yaptım ne ettimin haricinde.
koşturuyorum mütemadiyen bir ordayım bir burda..eğitimdi,şşşt operasyonuydu cidden klonlama olsaydı da bir diğer B* hanımda işin ucundan tutsaydı diye iç geçiriyorum...
Sıcağa tahammülüm yok yahu benim yok..klima ile gezesim var hep.
sürekli uykum var bir de.hayır yatınca niye uyuyamıyorum onu anlamıyorum.
sorgulamayı düşünmeyi bıraktım bir de.'anı yaşa' felsefesiyle dolup taşmak istiyorum herkese bunu aşılamak istiyorum herkes'i 'z' ile yazanlara o öyle yazılmaz demek istiyorum :)

2 hafta sonra bu akşam ak koyun ve kara koyun bir nevi belli olmuş olacak.eğer operasyon ak koyun yönünde seyir haline geçerse ondan sonraki bekleme süreci daha da sancılı olacak ama o sırada sana zaten açıklamış olacağım sende bana moral motivasyon konusunda destek olacaksın blogların bi'tanesi ...evet bu güzide misyon senin..

ayrıca sürekli neşeli bir insan olarak anılmak ne zor yahu yada gülümsemekle özdeşlendirilen...bir anlık durgunlukta durağanlıkta hemen 'ne oldu?' 'neyin var' soruları diziliveriyor.istemiyorum onu da,sevmiyorum..tamam karşı taraftakilerin ilgilendiğini gösteriyor bu ancak bir problemi olan ve paylaşmak isteyen insan zaten paylaşır anlatır bak 'bu bu oldu der' en azından ben derim arkadaş... Bir de gerçekten kötüysem,mutsuzsam feci susarım ben arkadaş.Yeri gelir bağır çağır haykır derler o halimi tercihen.Ben bir kenarda dururum öylece susarım.. Her şey yüzümden okunur.Telefonda mesaj atarken bile yazdıgım mesajı yaşarım.Karşımdakiler çok eğlenir o sıra.Sonra bir yemek yemem varmış ki tok insan bile acıkırmış.Bir keresinde su içerken suyu bile ab-ı hayat suyu gibi içiyorsun demişlerdi bana..Dostların yalancısıyım (:


**adalardaki buz gibi limonata.
ne güzeldi.
*Yeşh'mimi özlediğimi ve onun adına sevindiğimi biliyorum..Başladığı gibi devam etsin umarım umarım umarım...=)*benim adıma da sevinmek istermiş.yakında diyebilmek isterdim..




ve ben aslında


Sen beni bir dinlesen bir konu olurum...
Sen beni bir izlesen bir film olurum...

Pazar, Haziran 28

Haftamızın Sonusu

Bir kıyır geldi ve geçti buralardan...
cumartesi geldiler kıyır,sevdiceği ve süpriz konukla..pek bir eğlenceli pek bir gülmeli pek bir sağa ordan sola sonra sağa dönlü vakit geçirdikten(resim değil fotoğraf düzeltmeleri gün boyunca birde:) sonra haydi dediler go-kart'a..
Kıyırın virajda bana azıcık çarpmasıyla boynumu birazcık acıttım.Kremler ilaçlar hayla acıyor az biraz =/

sonra bu günde yine bir deniz kenarı sohbeti,kahve keyfi derken uğurladık cicimi..doyamadık pek birbirimize ama bir 10 gün gerek bize tekrar sanırım o yüzden (:


sonra kızgınlığımın tepkisizliğe dönüştüğünü görüyorum bir de.davranış tarzları insanları mutlu ediyorsa bu şekilde varsın böyle mutlu olsunlar diyorum kendimce..haftasonu yorgunluğu var üzerimde hafif sızı ile..uyumalı...
yarın pazartesi..pek ekseriyetle geçiyor günler bu ara yine ..



*bu ara fotograflar hep akşam çekiliyor farkındayım gün yüzü göreceğim elbet blog :))
güzel günler göreceğiz güneşli günler =)

kaza mahali =P

Mim III


Mimlenmiştim Dolunaycım tarafından..Stilimiz stiliniz nedir konulu...pek keyifliydi..
Sıcaklar malum, çalışma hayatı malum.Günümün büyük bir kısmı işte geçtiği için iş tarzımı yansıtıyım dedim bende.Haftasonunda daha farklı oluyorum tabi.Yaz geldiği için elbise ve etekler genel tercihim..Topuklulardan hiç vazgeçemiyorum haftaiçi olsun haftasonu olsun seviyorum çokça kendilerini =)minik çantaları da seviyorum aynı oranda..
ee küpeleri zaten takdir edersiniz...
gözlükler ise malum yazın vazgeçilmezi...
işte kelemek tarzı '@working' budur diyebiliriz...

Cuma, Haziran 26

Sezen&Kıyır love u so much!

telefonun diğer ucunda Sezen söylüyordu biraz önce ben ona bağıra çağıra eşlik ederken;
'her ayrılık bir vurgun değmeyin yaşlarıma..Benden selam söyleyin bütün aşklarıma..!'
gidemedim ama ordaydım yinede (:
love u so much kıyır!


*kare ise en az bahsi geçen kişiler kadar sevdiğim başka bir kıymetlinin eseri(:
**kargomda geldi.sonra ki adım büyük gün 14 temmuz..coming soon...

Gibiyim Gibi Gibi

hava yağsam mı yağmasam mı diyor..
büyük gün tarihi 14 Temmuz..
İşyerimdeki insanların halet-i ruhiyesini çözmeye çalışmaktan vazgeçtim inanılmazlar.
Beyaz eteğimi giydiğim gün yağmur yağmazsa hatrım kalır bunu fark ettim >:
kendini her daim haklı gören insanları anlayamıyorum..
Bir de 'beni aynı eskisi gibi deli sanıyorlar'...
haftaya aynı gün iki cemiyet.Bir bünye ,aynı gün farklı şehirlerdeki iki cemiyeti nasıl kaldırır?
Saçlarımı kestireceğim sanırım bu gün sonunda..emin değilim hala.
Müşkülpesentliğimden bizzat yıldım..
Mj'a diyorum ki rest in peace..
Serdar Ortaçı da takdir etmek lazım nasıl şartlıyor bilinçaltını;
bu kapıdan ilk giren aşık olacak
sözüne de özüne de sadık olacak
heyecanın neden olduğu mide kesilmelerini,kramplarını,halk tabirinde midede uçuşan kelebekleri hatırlamaya çalıştım bellek çok geri atmış.yokmuş gibi.
karpuz 4 mevsim bulunması gereken bir meyve kanaatimce.
Yarın ilkokul arkadaşım evleniyor.Şaka gibi.
Yazmaktan ziyade okuyasım var.
blog olsun mail olsun.
mail demişken mail yazmayı cevaplamayı çok seviyorum.A-a yanda belirtmişim zaten =)
Annem artık gün içersinde aldığım-yazdığım haberleri önce burdan takip ediyor eve gidip bahsettiğimde
'biliyorum şekerim blogunda okudum' diyor.
Çok okuyasım var çok..Sıkılıyorum sanırım.havadan ama havadan..
Aynı kelimeyi tekrarlayınca kulağa garip gelmesin.o kelime hep aynı kalsın.
Evet bunu istiyorum
birde
Çilekli smootie olsada içsem şu dakika.